SENDİKAL FAALİYET KAPSAMINDA İŞE GELMEYEN SÖZLEŞMELİ AİLE HEKİMİNİN ÜCRETİNDEN KESİNTİ YAPILABİLİR Mİ?
Bilindiği üzere kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu (4688 sayılı Kanun) ile sendika kurma ve toplu iş sözleşmesi yapma imkânı tanınmıştır.
Grev hakkı olmayan öğretmenlerin sendikal faaliyet kapsamında bir günlük iş bırakması nedeniyle uyarma cezası almalarını Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. maddesine aykırı bulan AİHM kararları bulunmakla birlikte, 4688 sayılı Kanun kamu görevlilerine grev yapma hakkı tanımamıştır.
Sözleşmeli aile hekimleri, Anayasa’nın 128. maddesi kapsamında “memur”luk statüsü dışında “diğer kamu görevlisi” şeklinde adlandırılabilecek özel bir statüde görev yapmaktadırlar. Sözleşmeli aile hekimliğine kamudaki memur kadrosunda yer alan doktorlar istifa ederek geçebildiği gibi açıktan ilk defa atama yoluyla da geçilebilmekte ancak bunların kıdem tazminatı gibi hakları bulunmamaktadır.
Uygulamada sözleşmeli aile hekimleri de dâhil olmak üzere sözleşmeli personelin, sendikal faaliyet kapsamında ve hizmetin aksamasına yol açmamak kaydıyla greve katılmasına cevaz verildiği görülmektedir. Bu durumda ise greve katılan sözleşmeli personele çalışmadığı günler için ücret ödenip ödenemeyeceği, bir sorun olarak karşımıza çıkabilmektedir. Unutulmamalıdır ki bu kişiler, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında işçi statüsünde değildir. Bu nedenle 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nda yer alan “grevdeki çalışılmayan günler için ücret ödenmez” hükmünün, mezkûr sözleşmeli personel için de doğrudan uygulanması gerektiği kolayca söylenemez.
Aşağıda ele aldığımız Danıştay 2. Dairesinin “kanun yararına bozma”ya ilişkin 26.04.2026 tarihli ve E. 2026/1497, K. 2026/1906 sayılı kararıyla (Bu karar 31.07.2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır), sözleşmeli aile hekimi olarak çalışan bir kişinin greve katılması sonucunda işe gelmemesi üzerine ücretinden kesinti yapılıp yapılamayacağı konusu ele alınmıştır.
1. Uyuşmazlığın Konusu
Somut olayda davacı, sözleşmeli aile hekimi olarak görev yapmaktadır ve üyesi olduğu sendikanın aldığı karar doğrultusunda iki gün görevine gitmemiştir. Bunun üzerine ilgili il sağlık müdürlüğü tarafından, çalışılmayan iki gün karşılığında davacının aylık ücretinden kesinti yapılmıştır. Davacı, yapılan kesintinin iptalini ve kesilen tutarın kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte kendisine ödenmesini istemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin Kararı
İlgili idare mahkemesi; Anayasa, 4688 sayılı Kanun ve AİHM kararlarını göz önünde bulundurarak sendikal faaliyet kapsamında gerçekleştirilen eylem nedeniyle davacıdan ücret kesintisi yapılmasının sendikal hak ve örgütlenme özgürlüğü bakımından sorun oluşturduğu sonucuna ulaşmış ve bu nedenle dava konusu işlemi kesin olmak üzere iptal etmiştir. Bu kararın sonucu olarak idare mahkemesi, ayrıca kesilen tutarın yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar vermiştir.
3. Danıştayın Kararı
Kanun yararına bozma yoluna başvurulması üzerine Danıştay 2. Dairesi, uyuşmazlığı yalnızca sendikal hak üzerinden değerlendirmemiş; önce Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği'ndeki ödeme sistemini incelemiştir. Yönetmeliğin 18. maddesinde, sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimine çalışılan gün sayısına göre ödeme yapılacağı belirtilmektedir. Yönetmeliğin 19. maddesinde ise aile hekimlerinin çalışmadıkları günlerde ücret almaya devam etmelerine ilişkin istisnalar özel olarak düzenlenmiştir. Sendikal faaliyet kapsamında işe gelmeme hâli, Yönetmelik’te ücret ödenmesini gerektiren bu istisnalar arasında sayılmamıştır. Bu kapsamda Danıştay, sözleşmeli aile hekiminin çalışmadığı günler bakımından ücret alabilmesinin ancak mevzuatta buna imkân veren bir düzenleme bulunması halinde mümkün olabileceğini kabul etmiştir.
Danıştay ayrıca, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 67. maddesindeki grev ve lokavt süresince işçilerin iş sözleşmelerinden doğan ücretlerinin ödenmeyeceğine ilişkin hükmü göz önünde bulundurarak ve bu hükmü kıyasen uygulayarak, sözleşmeli aile hekimleri için de grev süresince ücret ödenmemesinin sendikal hakların kullanımına aykırılık teşkil etmeyeceğini vurgulamıştır.
Bu nedenle Danıştay 2. Dairesi, kanun yararına temyiz istemini kabul etmiş ve idare mahkemesinin kararını kanun yararına bozmuştur.
https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/07/20260731-13.pdf